“Bir web sitesi kaç para?” Bu soruyu on yılı aşkın süredir neredeyse her hafta duyuyorum. Cevabı da her seferinde aynı şekilde başlıyor: “Neye ihtiyacınız olduğunu konuşalım.” Bu bir kaçamak değil; gerçekten de aynı cümleyle sorulan iki talebin arasında beş kat fiyat farkı olabiliyor. Beş sayfalık bir tanıtım sitesiyle, 800 ürünlü bir WooCommerce mağazasını aynı torbaya koymak, “araba kaç para?” diye sormaya benziyor.
Bu yazıda pazarlık payı olmayan bir liste vereceğim: bir WordPress projesinin maliyetini oluşturan 12 kalem. Her birinin ne işe yaradığını, hangi durumda şişip hangi durumda küçüldüğünü ve nerede tasarruf etmenin sonradan daha pahalıya patladığını anlatacağım. Amacım size sabit bir rakam vermek değil — çünkü sabit rakam veren herkes ya kapsamı daraltıyor ya da riskini fiyata gömüyor. Amacım, size teklif geldiğinde neye baktığınızı bilmenizi sağlamak.
1. Alan Adı (Domain)
En küçük kalem ama en çok ihmal edileni. Yıllık maliyeti düşüktür; asıl mesele doğru uzantıyı ve doğru ismi seçmektir. Türkiye pazarına hitap ediyorsanız `.com.tr` güven algısı yaratır, ancak belge gerektirir. Uluslararası büyüme planınız varsa `.com` her zaman daha esnektir. Marka adınızın yazımı zor ya da tartışmalıysa, yakın varyasyonları da alıp ana adrese yönlendirmek küçük bir yatırımla ileride yaşanacak trafik kaybını engeller.
Tavsiyem: alan adını mutlaka kendi adınıza, kendi e-postanızla alın. Ajansın hesabında duran bir alan adı, ilişki bittiğinde en can sıkıcı pazarlık konusuna dönüşür.
2. Hosting ve Sunucu
Maliyeti en çok yanlış anlaşılan kalem burasıdır. Paylaşımlı hosting ucuzdur çünkü yüzlerce site aynı kaynakları paylaşır. Site trafiği düşükken sorun çıkmaz; kampanya döneminde veya bir içerik viral olduğunda ise sayfa açılış süreleri saniyelerle ölçülmeye başlar.
Karar verirken şuna bakın: sitenizden gelen bir müşterinin ortalama değeri ne kadar? Aylık kaç ziyaretçi bekliyorsunuz? Eğer sitenizden gelen tek bir teklif talebi bile aylık hosting farkını karşılıyorsa, ucuz pakette ısrar etmek ekonomik değil. Yönetilen (managed) WordPress hosting, sunucu düzeyinde önbellek, otomatik yedek ve güvenlik katmanı sunduğu için üstteki birkaç kalemi zaten fiyatın içine katmış olur.
3. SSL Sertifikası
Bugün ücretsiz Let’s Encrypt sertifikaları çoğu kurumsal site için fazlasıyla yeterli. Ücretli sertifikaya yalnızca ödeme altyapısı, kurumsal doğrulama veya sigorta gereksinimi olan projelerde ihtiyaç duyulur. Buradaki gerçek maliyet sertifika değil, yenilenme takibidir; süresi dolan bir sertifika sitenizi tarayıcıda “güvenli değil” uyarısıyla karşılattığında bir günde ciddi trafik kaybedersiniz.
4. Tasarım: Hazır Tema mı, Özel Tasarım mı?
Fiyat farkının en büyük kaynağı burasıdır.
- Hazır tema kurulumu: Hızlıdır, öngörülebilirdir. Marka kimliğinizi temanın izin verdiği ölçüde yansıtır. Rakiplerinizle benzer görünme riski vardır.
- Hazır tema + kapsamlı özelleştirme: Orta segment. Tema iskeleti korunur, tipografi, renk sistemi, bölüm düzenleri markaya göre yeniden kurgulanır. Çoğu KOBİ için doğru nokta budur.
- Sıfırdan özel tasarım: Her ekran markaya özel çizilir, sonra koda dökülür. Süre ve maliyet artar; buna karşılık dönüşüm oranı ve marka algısı üzerinde en yüksek kontrolü verir.
Burada tasarruf etmenin bedeli genelde sonradan ödenir: markaya oturmayan bir şablon, altı ay sonra “yeniden yapalım” kararına dönüşür ve toplam maliyet ikiye katlanır.
5. Sayfa Sayısı ve İçerik Mimarisi
Teklifler çoğu zaman sayfa sayısı üzerinden verilir, ama asıl iş sayfa sayısında değil sayfa çeşidindedir. Beş farklı şablon (ana sayfa, hizmet detay, blog listesi, blog detay, iletişim) kurulduktan sonra, aynı şablonu kullanan 20 sayfa eklemek marjinal maliyettir. Buna karşılık her biri farklı düzen isteyen 5 sayfa, 20 tipik sayfadan daha pahalıdır.
Teklif alırken “kaç sayfa” yerine “kaç farklı şablon” sorusunu sorun. Fiyat karşılaştırmasını da bu eksende yapın.
6. İçerik Üretimi: Metin, Görsel, Video
Sık yapılan hata: tasarım tamamlanır, sonra “içerikleri biz yazarız” denir ve proje üç ay orada bekler. İçerik üretimi ayrı bir uzmanlık ve ayrı bir bütçe kalemidir.
- Hizmet sayfası metinleri (SEO uyumlu, dönüşüm odaklı)
- Ürün açıklamaları
- Kurumsal fotoğraf çekimi veya lisanslı stok görsel
- Tanıtım videosu, ekip fotoğrafları
Kendi metinlerinizi yazacaksanız bu ücretsizdir ama bedava değildir; zamanınızı harcar ve proje takvimini uzatır. Karar verirken bunu maliyet tablosuna yazın.
7. Eklenti Lisansları
WordPress’in en büyük gücü eklenti ekosistemidir; en sinsi maliyeti de aynı yerdedir. Tipik bir kurumsal sitede yıllık lisans gerektiren birkaç kalem çıkar: gelişmiş form eklentisi, çok dilli yapı, önbellek eklentisi, yedekleme servisi, e-ticarette kargo ve ödeme entegrasyonları.
Bunlar tek seferlik değil, yıllık yenilenen giderlerdir. Teklifte “eklenti lisansları dahil mi, ilk yıl mı, hangi eklentiler?” sorusunu net sorun. İkinci yıl gelen faturaların sürpriz olmaması buna bağlı.
8. E-Ticaret Altyapısı (WooCommerce)
Mağaza kurulumu, tanıtım sitesinden farklı bir iş kolu sayılmalı. Ürün varyasyonları, stok yönetimi, sanal POS entegrasyonu, kargo firması entegrasyonları, e-fatura bağlantısı, mesafeli satış sözleşmesi ve iade süreçleri — her biri ayrı kurulum ve test gerektirir.
Ürün sayısı da doğrudan maliyeti etkiler. 30 ürünü elle girmekle 3.000 ürünü XML/CSV ile aktarmak farklı işlerdir; ikincisi eşleştirme kuralları yazmayı gerektirir ve genellikle daha teknik, dolayısıyla daha pahalıdır.
9. SEO Kurulumu ve Teknik Optimizasyon
Bir sitenin “SEO uyumlu” olması, eklenti kurulmuş olması demek değildir. Kurulum aşamasında yapılması gerekenler:
- URL yapısının ve kategori mimarisinin doğru kurgulanması
- Başlık ve açıklama şablonlarının tanımlanması
- Şema işaretlemesi (LocalBusiness, Organization, Article, Product)
- XML site haritası ve Search Console bağlantısı
- Görsel boyutlandırma ve modern format desteği
- Core Web Vitals ölçümlerinin yeşile çekilmesi
Bu kalemi baştan yaptırmak, yayına aldıktan sonra düzeltmekten belirgin biçimde ucuzdur. Yayın sonrası müdahaleler çoğu zaman tasarım kararlarını geri almayı gerektirir.
10. Site Taşıma ve Yenileme
Yeni bir site kurmuyor, mevcut siteyi yeniliyorsanız ek bir kalem devreye girer: taşıma. Eski URL’lerin yeni yapıya 301 ile yönlendirilmesi, arama motorlarında birikmiş otoritenin korunması, eski içeriklerin ayıklanması ve yeniden yazılması.
Bu adım atlandığında en sık görülen sonuç şudur: site çok daha güzel görünür, ama organik trafik üç hafta içinde yarıya iner. Yenileme projelerinde yönlendirme haritasının teklifte açıkça yer alıp almadığını kontrol edin.
11. Bakım, Güncelleme ve Yedekleme
Yayına alınan site bitmiş bir iş değil, çalışan bir sistemdir. WordPress çekirdeği, tema ve eklentiler düzenli güncellenmezse hem güvenlik açığı hem uyumsuzluk riski büyür.
Aylık bakım paketleri genelde şunları kapsar: güncellemelerin test ortamında denenip uygulanması, düzenli yedek alınması ve yedeğin geri yüklenebilirliğinin test edilmesi, güvenlik taraması, kırık bağlantı ve form kontrolü, performans ölçümü.
Bakım almamak bir tasarruf değil, riskin ertelenmesidir. Hacklenmiş bir siteyi temizlemenin maliyeti, genellikle bir yıllık bakım bedelinin üzerindedir.
12. Eğitim ve Devir
Projenin sonunda siteyi kimin yöneteceği belirlenmelidir. Kısa bir kullanım eğitimi, ekran kayıtlı video ve yazılı bir kılavuz, sonraki aylarda sürekli destek talebi doğmasını engeller. Bu kalem küçük görünür ama uzun vadede en çok kazandıranlardan biridir.
Teklifleri Karşılaştırırken Sorulacak 6 Soru
Elinize üç farklı teklif geldiğinde, en düşük rakamı seçmek yerine şunları sorun:
- Kaç farklı sayfa şablonu tasarlanacak?
- Hangi eklentiler kullanılacak, lisanslar kaç yıl dahil?
- İçerik metinlerini kim yazacak?
- Yayın sonrası kaç revizyon hakkı var, hangi süre içinde?
- Teslimat neyi kapsıyor: sadece site mi, yoksa eğitim, dokümantasyon ve yedek sistemi de mi?
- Alan adı, hosting ve tüm hesaplar kimin adına açılacak?
Bu altı sorunun cevabı, iki teklif arasındaki fiyat farkının nereden geldiğini neredeyse tamamen açıklar.
Nerede Tasarruf Edilir, Nerede Edilmez?
Tasarruf edilebilecek yerler: ilk aşamada sayfa sayısını sınırlamak, profesyonel çekim yerine iyi seçilmiş stok görsellerle başlamak, blog altyapısını kurup içerik üretimini kendi ekibinizle yürütmek, e-ticarete geçişi ikinci faza bırakmak.
Tasarruf edilmemesi gereken yerler: hosting kalitesi, mobil deneyim, hız optimizasyonu, güvenlik ve yedekleme, yenileme projelerinde yönlendirme planı. Bu beş başlıkta kısılan bütçe, ilerleyen aylarda kaybedilen müşteriyle geri döner.
Sonuç
WordPress web sitesi maliyeti, tek bir rakam değil; kapsamın bir fonksiyonudur. Doğru soru “kaç para?” değil, “hangi kalemler bu fiyatın içinde?” olmalı. Kapsamı netleştirdiğinizde teklifler karşılaştırılabilir hale gelir ve karar vermek kolaylaşır.
Projenizin kapsamını birlikte netleştirip size gerçekçi bir yol haritası çıkarmamı isterseniz, doğrudan iletişime geçebilirsiniz. İzmir’deyseniz yüz yüze görüşerek de değerlendirebiliriz.